Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucu başkanı ve dönemimizin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ölüm döşeğinde olsa bile geçmeyeceği tek sistem saltanatını dahada taçlandırmaktır. 1 Kasım 2015 seçimlerinde, kendi benliklerini kaybetmiş ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin "hayır"cı üstadı Devlet Bahçeli'ye kızarak oylarını iktidar partisine vermiş olan insanlar sayesinde; bu günleri tekrar görüyoruz. 

Seçim zaferinden sonra AKParti'nin 13 yıllık iktidar döneminde önemli rol üstlenmiş kurmayları hep bir ağızdan Başkanlık saçmalığını ağızlarından düşürmediler. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın basın toplantısı düzenleyerek; bu sisteme halkın karar vereceğini işaret ederek referandum kapısını aralamıştır. Zannediyorlar ki, Başkanlık sistemi gelecek ve 1923 itibariyle sonlanan Osmanlı İmparatorluğunu tekrar canlandırabileceklerini sanıyorlar. Ülkemiz de, eğitim seviyesinden yoksun kalmış iktidar partisi taraftarı olan bazı gençler, kafaların da feslerle ve osmanlı ocakları adı verilen bir sivil toplum örgütü adı altında lanse edilmeye çalışılan, amaçsız insanların topluluğunu oluşturduğu kişiler sayesinde insanlarımızın beyinlerini yıkama, yani algı operasyonlarını başlatıyorlar. 

Dini, siyasete alet ederek her zaman bir numara olmayı başaran bazı insanlar, 7 haziran da bir fren yediler. Kara kara düşünüyorlardı, yarınımız ne olacak diye? Ta ki, 1 kasım günü sabahı itibariyle, akşam vaktinin başlangıcı olan saat 17:00'a kadar kendi benliğini kaybetmiş ülkücüler sayesinde bu tatava... Pardon, Başkanlık sistemi yine dillere düşmeye başladı. Başkanlık sistemini dillendiren her birey, Anadolu'nun evladı olduğu için oyların çoğunu hak eden Ahmet Davutoğlu'na saygısızlık yaptığını unutmasın.

Her ne ise... Başkanlık sistemi demek, boşa zaman kaybı demek... İsterlerse referandum yapsınlar, iktidar partisinin sevdalılarının çoğundan da geçerlilik görmeyeceğini gayet iyi biliyorlar. Bazı insanlar düşünecektir, son 13 senedir her seçim zamanı dile getirilen oy çalınma hesabını.. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın böyle bir şeye müracaat etmesi düşünülemez, koskoca ülkenin Reis-i Cumhuru.. Halkı ne derse ona eyvallah demek zorundadır... Gelsin yapsınlar referandumu, alsınlar hayır yanıtını ve herkes kendi köşesine çekilsin. Kendi benliğini kaybetmiş olan ülkücülerin, bu duruma alet olacağını düşünmek istemiyorum... Adı üstünde MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ, Milli Hareket Partisi olsa eyvallah... Milliyetçi düşünür olarak, Atatürk'ün ilkelerinden ilerlemeye devam etmeleri temennilerimle...
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.