​Nasıl zavallıyım aslında... Nasıl yazık bana. Kıyamam. Canım ben...

Bir yanım umarım bu seçim son olur tekrarlanmaz diye düşünürken, diğer yanım umarım seçimler hiç bitmez Allahım diyor yalan yok... Kızmayın bana!
Çünkü; Her oy kullanmaya gittiğimde bir Kahraman edasıyla, nasıl kendimi "bişi" sanıyorum bilemezseniz.

İnsanlığı, ülkemi kurtarıyorum gibi bir his. En vazgeçilmezi zannediyorum kendimi seçimin. Günah bana...
Üstelik; O sabahlar çok fazla özgür hissediyorum. Özgürlükten çılgınlar gibi koşasım geliyor aniden. O derece. 

Ayrıca; Hiç kimsenin, kime oy verdiğimi görmemesi, bilmemesi çok heyecan verici.
Bana aitlerim de var sonuçta diye umutlanıyorum işte kendimce...
Bu ülkede önemsendiğim o "tek an-ın", tadını çıkarıyorum hunharca. Yazık bana. 

Dünyayı kurtaran adamlar, kadınlar ve dünyayı kurtaran adamın oğulları, kızları herkes orada oluyor. Hepimiz dünyayı kurtarmak için bir araya gelmişiz sanki. 
Herkeste bi havalar, bi endamlar. Kıyamam.

Sonra; 15-20 yıllık dostlarımı görüyorum okul bahçesinde uzun ve kahkaha dolu sohbetler başlıyor hemen.
Gülüşlerimizin ideolojisi yok. 
Hep beraber, her renkten gülebiliyoruz biz. 
"Naber lan Kürt" diye selamlıyorlar bir dostu, o cevap veriyor; "iyidir, faşitlik nasıl gidiyor" Keyif gırla...
Öbürü "Bak bunlar senin yüzünden kazanıyor ha! o oyu vermeyeydin iyiydi" diyor birine. Gülüşmeler...
Bir başkası Allahım şunlar baraj altında kalsın diyor, bir arkadaşı gösterek...Kimse ciddiye almıyor onu. "Saçmaydı tamam, umut işte" diyor... 
Öbürü devletin başına devlet gelecek diyor, biri inadına barış ulan diye çıkıyor. 
Herkes gülüyor. Herkes keyifli. Herkes kabullenmiş birbirini. Kimse saklamıyor kendini, herkes güven içinde...

Hiçbirimiz rahatsız olmuyoruz, birbirimizden... Zorla mı?

Tanımadıklarımız geçiyor yanımızdan, muhabbetimize sımsıcak bir gülüş kondurarak... Öyle herkesiz ki, hangi partiden olabileceğini tahmin bile edemiyoruz. 
Bazen, hadi birini dışlayalım diyoruz, tam dışlayacağız bize bir gülme geliyor. O da yarım kalıyor. 
Bizim mahallenin hali bu. 

İşte bu seçim günleri, bir kez daha anlıyorum ki kimse kavga etmiyor aslında. 
Ve görüyorum ki; Biz sadece trafikte kavga ediyoruz, Allah ne verdiyse... Partisiz...
Umuda boyanmış bir huzur kaplıyor içimi yeniden. 
İşte bu yüzden seçimin hep tekrarlanmasını istiyor bir yanım gizlice. 

Kabullenmek özgürlüktür. 
Gülümsemektir, ağız dolusu kahkahadır. Hafiflemektir. 
Banane birilerinin, üç harfi yan yana getirererk kısalttığı ideolojisinden, inanmışız gibi yapıyoruz işte, içlerinden birine...
Eveti basıyoruz...

Neden daha fazlası isteniyor bizden. Neden gülüşlerimize de göz diktiler. 
Kahkahalarımızın ideolojisi yok, neden anlamıyorlar. Neden boğmamızı istiyorlar birbirimizi. 
-Gülmekten boğulma tehlikesi geçiren bir arkadaş oluyor mutlaka aramızda, boğmuş kadar oluyoruz birini herseferinde hadi sevinin-
Biz yine o okul bahçesinde bir araya gelip, bizim inanmayı seçtiğimiz, sizin yutturduğunuzu sandığınız siyasetinize basacağız eveti. 
Hepimiz ayrı ayrı harflere evet diyeceğiz, evetimizi alacaksınız, fakat gülüşlerimizi vermeyeceğiz hiçbirinize... 

Hani diyorum ki;
Gidip kendi kendinize kavga etseniz, Kavganıza bizi alet etmeseniz, bizde kim öndeyse adil kavgasında, ona helal olsun falan desek, halk gibi... Ne hoş olurdu yeniden Halk olmak... 

Sevgili üç harfliler; 
Siz orada bizi de katık edip, birbirinizi yerken, biz burada evet demek zorunda olduğumuz ideolojinizi de alıp, sevgiyle kucaklayacağız birbirimizi yine... Varlığınıza minnettarız...
Hatta; birlikte yediğimiz simidi bölüşmemizi, bir bardaktan, 2 zıt siyasi görüşlü arkadaşın çay içmesini yine engelleyemeyecek, kutsadığınız o üç harfiniz. 
Biz sizin üç harfiniz için etimizden ayırmayız tırnağımızı. Evet çabuk galeyana geliriz, geldiğimiz zamanlarda da "mış"gibi yaparız... Biraz heyecanlıyız çünkü. 

Yani anlatabiliyor muyum acaba? sadece evet demeyi "tercih ettiğimiz"siniz... Gün gelir , hayır demeyi tercih ederiz... PUUFFF... 
Fark edin bunu artık gözünüzü seveyim... 
Aslında, kendinizi çok abartmasanız, hepiniz şeker adamlarsınız, en azından bizim mahallede...

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Bir Çırağınız Ustam :) 1 yıl önce

Bir an yüzümde serçeler kanat çırptı bu yazıyı okurken. Umut ettim, ümitlendim geleceğe dair... Biliyorum ki hiç sevmezsiniz bu konuları konuşup sevdiklerinizle bozuşmayı ama sessizde kalmayıp kendinizce ne de güzel anlatmışsınız halimizi, olmamız gerekeni ve tabi bir gün mutlaka olacağımızı... Bir kez daha hayran kaldım size. Bir de tabi gurur duydum kendimle. Bu cümlelerin döküldüğü kalemin sahibince, beğenilen edebi bir dilim var.